Meclis oylamasına girmemek bir "yasama faaliyeti" mi, "demokrasi düşmanlığı" mı?

.

.
"Genel seçimlerde, sonuç alınamayan cumhurbaşkanı seçimini propaganda malzemesi yapmak akla ve de mantığa çok uygun değil. Hele hele sonuç alınamayan seçimleri ‘demokrasi tabanına’ oturtabilmek, ancak ve de sadece ‘bize ait’ bir düşünce biçimi olabilir.

“Yersen” mi? Efendim, o kadar çok “yiyen” var ki...

Makul, mantıklı ve de doğru olduğu için değil... Beyin tembelliğine dayalı kolaycılığa bizim hiç itirazımız olmaz. Yeter ki, beynimizi zorlamak zorunda kalmayalım!

Başbakan Tayyip Erdoğan, ilk kez Meclis’e giren bir siyasetçi... Bu nedenle Erdoğan’a değil de, kendi partisi içindeki deneyimli ve vicdanlı isimlerden birine, örneğin Cemil Çiçek’e sorsak:

-Genel Kurul salonuna girmemek de bir yasama faaliyeti değil midir?

CHP’nin iki yıl önceki bir yasa değişikliğini görüşmemek için AKP milletvekilleri de Genel Kurul salonuna girmemişler miydi?!

Devam etsek:- AKP’yi o zaman “demokrasi düşmanlığı” yapmakla suçlamak kimsenin aklının ucundan bile geçmemişti. Yoksa suçlanması mı gerekiyordu?!

Bugün gelinen noktada...

AKP’yi destekleyenlerin ellerinde kullanabilecekleri malzeme, Allah için çok... Çok ama nedense yapılamayan cumhurbaşkanlığı seçimini kullanmak da, beyinlerini yormak istemeyen AKP kurmaylarının işine çok mu geliyor ne?!
.
...
.
Özetle...

Bu seçimlerde bazı beyinler, yaz tatili yaparak hiç yorulmadan sandığa gidiyor vesselam!"


.

0 yorum: