“Bu adamlara beytül mal emanet edilemez”
.
4-5 gündür (seçim sonuçlarının belli olduğu günden Sn. Mumcu'nun açıklamasına değin geçen süre içinde) adeta kulağı kirişte bu açıklama bekleniyordu. Mehmet Ağar’ın “özür beyanı”ndan sonra bu beklenti daha da arttı. Görece başarısız bir süreç sonunda muhtemel iktidar ortaklığının, meclis grubun, milletvekilliğinin, bulunulan mevkiin kaybedilmesi ya da kaybedilecek olması riski değildi bu. “Güven duygusunun” bir an olsun yitirilme endişesiydi. Konjonktüre teslim olma kaygısı... .
Neyse ki yürekleri soğutan o açıklama geldi:
.
“Biz, yaptığımızın doğru olduğuna inanıyoruz”
“Biz, yaptığımızın doğru olduğuna inanıyoruz”
.
“% 46,6’ya rağmen, cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki tavrınız nedeniyle milletten özür dileyecek misiniz?” sorusuna cevaben Sn Erkan Mumcu şunları söyledi:
“% 46,6’ya rağmen, cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki tavrınız nedeniyle milletten özür dileyecek misiniz?” sorusuna cevaben Sn Erkan Mumcu şunları söyledi:
.
“Hayır, özür dilemem. Yaptığım şeyin doğru olduğunu düşünüyorum. Türk milleti, belki de haklı olarak oy verdiği kimseler hakkında hüsnü zanda bulunuyor olabilir. Onlar yakından bilmedikleri, görmedikleri için hüsnü zanda bulunma hakkına sahiptirler. Ama ben doğrudan şahadet durumundayım. O bakımdan halk yanlış yaptı, ben doğruyum demiyorum. Onlar da bulundukları konum itibariyle doğru, ben de bulunduğum baktığım nokta itibariyle doğruyum. Sandıktan yüzde 47 ile çıktılar. Doğruyu, hakkı; sayılar, sandıklar tayin etmez. Hakikat evrenseldir. Sandıktan öyle çıkar, böyle çıkar ben onu bilmem. Bütün ülkenin vebalini kilit parti olarak tek başıma üstlenmiş durumdayken üstelik halkın hüsnü zannının tam da tersine bir şahadette bulunmuşken, aksini yapamazdım. Hiç kimse de bunu yapamazdı. İnsafı, vicdanı bulunan hiç kimse de yapamazdı.”
“Hayır, özür dilemem. Yaptığım şeyin doğru olduğunu düşünüyorum. Türk milleti, belki de haklı olarak oy verdiği kimseler hakkında hüsnü zanda bulunuyor olabilir. Onlar yakından bilmedikleri, görmedikleri için hüsnü zanda bulunma hakkına sahiptirler. Ama ben doğrudan şahadet durumundayım. O bakımdan halk yanlış yaptı, ben doğruyum demiyorum. Onlar da bulundukları konum itibariyle doğru, ben de bulunduğum baktığım nokta itibariyle doğruyum. Sandıktan yüzde 47 ile çıktılar. Doğruyu, hakkı; sayılar, sandıklar tayin etmez. Hakikat evrenseldir. Sandıktan öyle çıkar, böyle çıkar ben onu bilmem. Bütün ülkenin vebalini kilit parti olarak tek başıma üstlenmiş durumdayken üstelik halkın hüsnü zannının tam da tersine bir şahadette bulunmuşken, aksini yapamazdım. Hiç kimse de bunu yapamazdı. İnsafı, vicdanı bulunan hiç kimse de yapamazdı.”
.
Teşekkürler Sn Erkan Mumcu. Teşekkürler ilke, teşekkürler prensip, teşekkürler zamana, konjonktüre göre değişmeyen, değiştirilmeyen, eğilip bükülmeyen hakikat. Konjonktüre değil, doğru olduğuna, hak olduğuna inandığınız şeyin arkasında kaybetmek (!), haksız biçimde eleştirilmek ve birilerince kıyamet sabahına değin affedilmemek (!) pahasına durduğunuz için.
Teşekkürler Sn Erkan Mumcu. Teşekkürler ilke, teşekkürler prensip, teşekkürler zamana, konjonktüre göre değişmeyen, değiştirilmeyen, eğilip bükülmeyen hakikat. Konjonktüre değil, doğru olduğuna, hak olduğuna inandığınız şeyin arkasında kaybetmek (!), haksız biçimde eleştirilmek ve birilerince kıyamet sabahına değin affedilmemek (!) pahasına durduğunuz için.
.
“Korktu, kaçtı, para aldı, korkutuldu, tehdit edildi, oyuncak oldu, onun bunun peşine düştü” iftiralarına rağmen 27 Nisan 2007 günü Saat: 15.00’da ne demişti, cumhurbaşkanlığı seçimleri için meclise girmeme kararı olarak:
“Korktu, kaçtı, para aldı, korkutuldu, tehdit edildi, oyuncak oldu, onun bunun peşine düştü” iftiralarına rağmen 27 Nisan 2007 günü Saat: 15.00’da ne demişti, cumhurbaşkanlığı seçimleri için meclise girmeme kararı olarak:
.
“Bu adamlara beytül mal emanet edilemez”
“Bu adamlara beytül mal emanet edilemez”
.
Meclise girmeme gerekçesi olarak “Aldığımız siyasi bir karardı” (Mehmet Ağar) sözünün özrü bal gibi olur ama emanete ilişkin yargının özrü olmaz.
Meclise girmeme gerekçesi olarak “Aldığımız siyasi bir karardı” (Mehmet Ağar) sözünün özrü bal gibi olur ama emanete ilişkin yargının özrü olmaz.
.
O zaman emanet edilmeyene, şimdi de (% 46,6’ya rağmen) edilmez. Sn Mumcu’nun bulunduğu noktadan hareketle edilmemelidir de. Sn. Mumcu’nun yargısı doğrudur ya da yanlıştır ama doğru olduğuna inanarak ardında durduğu ilke/karar da işte budur…
O zaman emanet edilmeyene, şimdi de (% 46,6’ya rağmen) edilmez. Sn Mumcu’nun bulunduğu noktadan hareketle edilmemelidir de. Sn. Mumcu’nun yargısı doğrudur ya da yanlıştır ama doğru olduğuna inanarak ardında durduğu ilke/karar da işte budur…
.
Takdir, tebrik ve teşekkürler Sn Mumcu, güveni boşa çıkarmadığı ve bu blogun manifestosunda kendisine ithaf edilen sözleri yalanlamadığı için...
.
Hakikate sahip çıkana, hiç kimse sahip çıkmazken hakikat de sahip çıkmazsa, o hakikatin hakikatliği nerede kalır? Sabır...
.
2 yorum:
erkan mumcuyada ne parti emanet edilir, nede beytül mal emanet edilir. ilk fırsatta kendisine ümit bağlayanları utandırdı.
İsimsiz ve cisimsiz şahsa:
Yazıların yalnızca başlıklarını okuyarak "kara ve kaba bir propaganda" yapmak yerine, burada yer alan, doğru ya da yanlış, kabul edin ya da etmeyin, tahlil ve değerlendirmelere ilişkin geçerli ve tutarlı cevaplar yazsanız da ve madem "ümidinizi yitiren bir kişi" var. Böylelikle buranın okuyucuları da sizin nazariyenizden bakar da belki "tü kaka" (!) der.
Sizin de murat ve ümidiniz hasıl olur, öyle değil mi?
Selamlar.
Yorum Gönder