Düşürülecek “son kale” neresi kaldı?

.
Seçim sonuçlarının onu siyasal, sosyal, ekonomik vb. yönden etkileyen bir takım faktörlerin dikkate alınmadan ve derinlemesine veya yüzeysel bir şekilde tahlil etme gereği duyulmadan daha ilk günden (hata geceden) kaba bir propaganda aracı, silahı olarak kullanıldığı görüldü.
.
Bu kaba ve kara propagandanın içeride ve dışarıda manşetlere ve köşe yazılarının başlıklarına yansıma biçimi hayli dikkat çekiciydi.
.
İşte (içeriden ve dışarıdan) bir manşet seçkisi:
.
Bu da halkın muhtırası
Sivil darbe
Sandık çarptı
Generallerle siyasi müttefiklerinin fiyaskosu
Türk İslamcılar, askerle bilek güreşini kazandı
Erdoğan askeri silahsızlandırdı.
Orduya darbe
Generallere tokat
Halk orduyu azarladı
Ordunun dişlerine atılmış bir yumruk
.
Madem iddia edildiği gibi % 46’nın alınmasında e-muhtıranın pek bir etkisi olmadı, muhtıra olmasaydı da ekonomi yönetimindeki başarılar başta olmak üzere diğer icraatlar yüzünden buna çok yakın bir oy oranına zaten ulaşılacaktı. Niye “orgazm” çığlıkları eşliğinde bu manşetler atıldı?
.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Demokrasi ile antimilitarizm, faşizm ile ordu/askerseverliği ayıran ince bir çizgi vardır. Kıldan ince bir çizgi hem de.

Şimdi bu yorumu yaptınız diye sizi ve şahsınızda başkalarını "faşist" ilan etmezler umarım.

Öyle ya artık bu ülkede sivillik "antimilitarizm"le eşdeğer bir şekilde takdim, telkin ve takdir ediliyor.

Selim K.