Avucunun içini korumayan, ülkesinin “iç”ini koruyabilir mi?

.


.
Malum, 2004 yazında NATO toplantısı yapılmış; güvenlik, güvenlik olalı böyle güvenilir olmamıştı. Caddeler, yollar, trafiğe kapatılmış; ara sokaktaki iki adımlık evine gitmek isteyenlerin bile üç beş kilometre dolaşması gerekmişti. Araçlar, üstler aranmış; aramalarda bir şey bulunamasa bile “şüpheli görüldüğü” için birçok kişiye geçiş izni verilmemişti. Hadi sokaktaki ülke insanının, ülkenin güvenlik güçlerince şu veya bu sebeple aranması, taranması sorgu sual eylenmesi neyse de bu ülkenin diplomatından bürokratına, valisinden belediye başkanına kadar birçok kişinin bu olağanüstü halden nasibini kendi ülkesinde ama ziyareti gerçekleştiren devlet başkanının korumalarının güvenlik uygulamasından alıyor olması dikkate değer.
.
Tüm bunlar dikkate değer elbette ancak bunlardan en ilginç olanı ise bu ülkenin “Devlet Bakanı” sıfatını taşıyan bir kişisinin “ABD'li korumalar” tarafından tırnak/beyaz mendil kontrolü yapılan ilkokul talebesi düzeyinde avuç içi kontrolüne maruz kalması ve o anı görüntüleyen kameralara da, bir yandan ABD’li korumalara avuç içini şaşkınlıkla gösterirken “yakalandık" şeklinde acz içinde ve herhalde utançla bakmasıdır. Asıl utançsa vakanın görüntülenmiş olması mıdır, yoksa bu vakaya tepki gösterememek midir, bilemiyoruz?
.
Bilemediğimiz bir şey daha var:
.
Aradan geçen üç küsur yılın sonunda, yeni dengeler gereği İçişleri Bakanlığı koltuğunu dolduran zat-ı âlileri, kendi avuç içini bile koruyamamışken, ülkenin “iç”ini koruyabilecekler midir?
.
Zira ABD’li korumalara kontrol için uzatılan eldeki avuç ile 12 kişinin katledildiği Şırnak’ın Beşağaç Köyü’ne helikopterle birkaç saatliğine taziyeye gidip vatandaşa “acınızı paylaşıyoruz” şeklindeki, hiçbir kıymeti harbiyesi olmayan “kamugenelgeçermesajı” için uzatılan eldeki avuç aynıdır.
.
Hatta seçim bölgesi ve sair ziyaretlerde soru soran, yorum yapan vatandaşları "otur yerine!" azarıyla susturmak için kullanılan eldeki de…
.
.
AYRINTISIZ, GEÇİŞTİRİLEN HABERLER İÇİN BKZ: [1, 2, 3 (35. Paragraf)]
.

1 yorum:

selim dedi ki...

acziyeti ne güzel ifade etmişsiniz üstadım. ah bu başımıza gelenler. bu aciz, tepkisini zamanında koymayan, devlet yönetiminden habersiz, bütüne değil, parçaya bakan basiretsiz adamlar yüzünden bu hale gelmedik mi? 7 defa gelen 8 defa giden özürlüler yönetmedi mi yıllarca bu güzelim ülkeyi?